- Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 9 yıl 1 ay önce
kendiniarayanadam tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
4 Mart 2017: 14:07 #21305
kendiniarayanadam
Katılımcı
Güney Amerika’nın Atacama Çölünde yer alan Quebrada Camarones bölgesi halkı üzerinde yapılan bir bilimsel araştırma insan evriminin hala devam ettiğine dair son derece çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.Santiago’daki Şili Üniversitesi’nden araştırmacılar, su kaynaklarının yüksek oranda arsenik ile kirlenmiş olduğu bu bölgede yaşayan insanların arsenike karşı kaydadeğer bir direnç geliştirdiğini tespit etti. Sonuçları American Journal of Physical Anthropology dergisinde yayınlanan araştırma, zaman içinde kazanılan bu insanüstü özelliğin genetik köklerini ve evrimsel çerçevesini de izah ediyor.
Vücudun arsenikten etkilenmemesi AS3MT adlı enzim sayesinde oluyor. Bu enzim arseniki monometilarsonik (MMA) asit veya dimetilarsinik (DMA) asit adlı iki bileşikten birine dönüştürebiliyor. DMA, daha az zehirli olan bir bileşik. Dolayısı ile arseniki DMA’ya çeviren AS3MT enzim varyantlarına sahip olan insanlar zehiri kolaylıkla metabolize ediyor. İşte Şilili araştırmacıların en önemli bulgularından biri de çölde yaşayan insanların diğer insanlara göre çok daha yüksek düzeyde DMA-üretici AS3MT enzime sahip olması.
Şili Üniversitesi’nden Mario Apata ve meslektaşları ülkenin üç farklı bölgesinden 150 insanda AS3MT ile ilişkili gen türlerini araştırdılar ve Atacama Çölünde yaşayan Camarones halkında zhire karşı koruyucu türlerin ciddi oranda yüksek olduğu sonucuna ulaştılar. Camarones halkının %68’i bu gene sahipken diğer popülasyonlarda bu oran %48 ve %8’de kaldı.
Araştırmacılar, “bulgularımız zehirlenmeme özelliğinin bu insanlar tarafından arsenikle kirlenmiş bir ortamda hayatta kalmak için geliştirilmiş bir uyum mekanizması olduğunu gösteriyor” diyorlar.
Evrim hala devam ediyor
Araştırma, bu haliyle çağdaş insan topluluklarında evrimin hala devam ettiğine dair önemli bir kanıt teşkil ediyor.
Dünyanın en kurak sıcak çölü olarak bilinen Atacama Çölünde su bulmak çok zor olduğu için burada yaşayan canlılar, su olarak, deyim yerinde ise ne bulurlarsa onu içmek zorundalar. Bölgedeki arsenik kirlenmesi sıklıkla 1 mikrogram/litre düzeyini aşıyor ve bu oran Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen güvenli sınırın 100 kat üstünde. Dolayısı ile bu bölgede yaşayan insanlar için hayatta kalmanın tek yolu bu çok kuvvetli zehire karşı bir tür direnç geliştirmek.
Konuyla ilgili New Scientist’te yer alan habere göre araştırmacılar, arsenik direnci gelişimini, çağdaş insan evriminin çok bilinen başka bir örneği olan laktoz toleransı gelişimi ile kıyaslıyorlar. İnsanların yaşamlarının her döneminde süt ürünlerini sindirebilmeleri laktoz toleransı gelişimi sayesinde mümkün oluyor. Evanston’daki Northwest Üniversitesi’nden Aaron Miller “Arsenik toleransındaki yükselmenin laktoz toleransının hızla yayılması ile kıyaslanabileceği fikrindeyim. Her iki vaka için incelediğimiz zaman aralıkları kesin bir karşılaştırmaya imkan veriyor” diyor.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.