Güçler ayrılığının ortadan kalması durumunda başa kim gelirse gelsin bu felaket olacaktır.Ben bugün kimse için tek adam sistemine evet diyemem,yüce Türk milletinin ve Başbuğ Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti hiç kimsenin ellerine bırakamam.Tüm Türk düşmanları aynı zamanda rejim karşıtıyken,Atam bu cumhuriyeti bize emanet etmişken -ben her ne kadar bugünkü işleyişe, hatta demokrasiye inanmasam da- rejim değişikliğine evet diyemem.
Mümkündür,bence olmalıdır.Lakin böyle bir durumda kişilerin teşkilatların ayrılığına düşmeden hep birlikte bu partiye destek verilmelidir.Şu an Türkçülerin içinde bulunduğu çatışma ve gerginlik ortamı Türkçü bir parti kurulması halinde başı kim çekeceği sorusunu akıllara getirir.Bir de devleti yönetecek nitelikle Türkçülerin yetişmesi,gerekli sayıya ulaşılması için bir mühlet gereklidir, malumunuz bugün Türkçülerin çoğunluğunu öğrenciler oluşturuyor.
Pek olmamış anda,üzerinde düşünmeniz gerek.Türkçü yemini teşkilatlar arasında farklılık gösterir ancak biçimsel olarak benzerdir,onları referans almanızı öneririm.
Yakın tarihte yaşadığımız seferberlik ve günümüz şartları münasebetiyle bugün bir Türk’ün boyunu bilmemesi ya da öğrenememesi oldukça normal bir durum.Boyculuk salt biyolojik ırkçılık yapmanın bir yöntemi haline geliyor ise tehlikelidir.
Boyunu bilmek tabii ki iyi bir şey lakin öğrenememek de bir eksiklik değil.
Kullandığın tabirler boyunu bilmeyenlerin Türklüğünü sorgular ve Türkçülüğünü reddeder nitelikte.Bu söylemlerin sana bir şey katmadığı gibi insanları bu davadan soğutur.Boyunu bilmeyen Türk olamaz sonucunu da nasıl çıkardın aklım ermiyor.
Deme bana Kayı, Oğuz, İlhanlı;
Türküm, bu ad her unvandan üstündür!
Yoktur Azer, Kırgız, Özbek, Kazanlı;
Türk milleti bir bölünmez bütündür.