Türkçemize giren yabancı kelimeler

Anasayfa Sözlük Eğitim Türkçemize giren yabancı kelimeler

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #22019
    emrerusen
    Katılımcı
    1. turkçemizi iyi kullanmalıyız ki kendimizi iyi ifade edebilelim .. benliğimizden uzaklasmayalım . dilimize yerleşen ve farkında olmadan kullandığımız sözcükleri aklıma geldikçe yazmaya çalışıcam. sizde ekleyin ki türkçemize sahip çıkalım ve doğru kullanalım saygılar..

      absürt = saçma
      adapte olmak = uyum sağlamak
      adisyon = hesap fişi
      ambiyans = ortam, hava
      analiz = çözümleme
      anons etmek = duyurmak
      antipatik = sevimsiz, itici
      bodyguard = koruma
      bye bye = hoşçakal
      catering = yemek hizmeti
      center = merkez
      counter = sayaç
      cv = özgeçmiş
      data = veri
      deklare etmek = bildirmek
      departman = bölüm
      dizayn = tasarım
      download = indirmek
      dökünam = belge
      driver = sürücü
      e-mail = e-posta
      elimine etmek = elemek
      emergency = acil
      empoze etmek = dayatmak
      entegre olmak = bütünleşmek
      ekstra = fazladan
      exit = çıkış
      feedback = geri bildirim, geri besleme
      finish = varış, bitiş
      full= dolu,tam
      full time = tam gün
      global = küresel
      illegal = yasa dışı
      imitasyon = taklit
      irregular = düzensiz
      izolasyon = yalıtım
      jenerasyon = nesil
      klasifikasyon =sınıflandırma
      kompleks = karmaşık
      komünikasyon = iletişim
      konsensus = uzlaşma
      koordinasyon = eşgüdüm
      kriter = ölçüt
      laptop = dizüstü bilgisayar
      link = bağlantı
      mantalite = anlayış,zihniyet
      monoton = tekdüze
      nick name = kullanıcı adı
      objektif = nesnel, tarafsız
      okey = tamam
      okeylemek = onaylamak
      online = çevrimiçi
      opsiyonel = seçmeli
      optimist = iyimser
      part time = yarı zamanlı
      partikül = parçacık
      perspektif = bakış açısı
      pesimist = kötümser
      pozisyon = durum,konum
      prezentasyon = sunum
      printer = yazıcı
      print out = çıktı
      provoke etmek = kışkırtmak
      randıman = verim
      reaksiyon = tepkime
      recycling = geri dönüşüm
      relaks olmak = rahatlamak
      revize etmek = yenilemek
      save etmek = kaydetmek
      security = güvenlik
      sempatik = sevimli, canayakın
      spontane = kendiliğinden
      star = yıldız
      start almak = başlamak
      timing = zamanlama
      transfer = nakil
      trend = eğilim
      versiyon = sürüm, uyarlama

    2. 2.
      karşılıkları olan çoğu türkçe kelimelerde aslında türkçe değildir. bu sebepledir ki sıkıntı daha büyüktür.
    3. 3.
      televizyonda son günlerde çok duyduğum ve ne bok olduğunu merak etmediğim kelime: konjonktür.
    4. 4.
      müspet: cümle içinde kullanımına göre veya münferit olarak; temiz, olumlu, pozitif anlamlarına gelebilen bu kelime arapçadan dilimize geçmiş tir.
    5. 5.
      paradoks bir anlamda çelişki anlamına gelir ama onu paradoks haliyle seviyorum arkadaş!
    6. 6.
      armut da dilimize giren yabancı bir kelimedir. farsça kökenlidir kendisi.
    7. 7.
      armut, ambulans, doping, emergency… daha niceleri. bence başlığı türkçeye giren yabancı kelimeler değilde yabancı kelimeleri türkçeye sokan yabancılar olarak değiştirmeliyiz.
    8. 8.
      başlığı açan yazarımızın haklı olduğu gerçektir. ancak meseleye ölçü koymak açısından bazı çelişkiler mevcuttur. şöyle ki;

      kıymetli yazarımızın yabancı kelimelere türkçe karşılık olarak zikrettiiği hesap, fiş, merkez, hava, hoş (hoşça kaldan), hizmet, acil, taklit, nesil, sınıf, zihniyet, taraf, zaman, rahat, kayıt, can, nakil… kelimeleri de türkçe asıllı değil. bu konuda ölçü ömer seyfettinin, nihat sami banarlının, mehmet kaplanın da söylediği gibi, türkçeleşmiş kelime türkçe sayılmalıdır. söylenişinde, yazılışında, vurgusunda, tonlamasında hatta bazen anlamında değişiklik olan yabancı kelimeler bize özgü kelimeler durumuna gelmiştir. arkadaşımızın yabancı kelimeler arasında saydığı ve karşılık verdiği, versiyon, transfer, sempatik, antipatik, reaksiyon, randıman, pozisyon, opsiyon, komünikasyon, kompleks, kriter, koordinasyon, izolasyon, imitasyon, illegal, global, finiş, ekstra, empoze etmek, entegre etmek, elemine etmek, döküman, dizayn, departman, anons, analiz, ambiyans, adapte olmak… gibi kelimeler de türkçeleşmiş sınıfına girer. türkçenin yazıldığı gibi okunan bir dil olduğu kuralı ihmal edilmeden okunduğu ve yazıldığı sürece sorun yoktur.

      ingilizce, fransızca, italyanca gibi önemli dillerde de bu böyledir. arapçada muarreb (arapçalaşmış) manasında bir tabir bile vardır.yoksa türkçe asıllı (öztürkçe) kelimelerle ne bilim, ne edebiyat hatta ne adamakıllı muhabbet yapılır. bu bakımdan özdil veya öztürkçe, özingilizce gibi tabirler ve yaklaşımlar safsatadan ibarettir. insanlar iletişim kurdukça toplumlar birbirinden etkilenecektir. birçok dilde, türklerin bulduğu yoğurt, bizim kelimemizle ama farklı telaffuz ve yazılışlarla (yoghurt, joghurt, yaourt, jogurts, yogur, yogurt) karşılanır.

      türkçeleşmiş kelime türkçedir, ingilizceleşmiş kelime ingilizcedir, arapçalaşmış kelime arapçadır. aslı hangi dilden olursa olsun, bir kelime, bir dilin gramer ve ifade kurallarına göre kullanılıyorsa, o dilin hançere dehasına uygun telaffuz ediliyorsa artık o şekliyle o dilin malıdır.

      fransızcada aslı fransızca olan kelimeler, aslı arapça olan, hatta aslı türkçe olan kelimelerden daha azdır. (kaynak: cemil meriç, journal 1)

      ingilizcedeki beşyüzbine yakın kelimenin dörtte biri bile ingilizce değildir. hem ingilizce diye bir köklü dil yoktur. ingilizce, şimdiki almanyada aşağı saksonya olarak bilinen eyaletin bulunduğu yerde yaşayan ve saksonca (almanca diyalekti) konuşan halkın, britanyaya göç ettikten sonra adadaki anglo kültürü ve diliyle karışması sonucu oluşmuştur. ve ingilizce büyük britanya imparatorluğu büyüdükçe büyümüştür. ingilizce almancadan doğmuş bir cermen dilidir.

      türkçede aslı yabancı olan kelimeleri türkçeleşmiş saymayıp dilimizden çıkarırsak geriye ortaçağdan evvelki türkçe kalmış olur.

      defter, kitap, kalem, dünya, kafes, evlat, mal, müdür, resim, isim, izin, müsade, serî (hızlı manasındaki), mana, kelime, zaman, vakit, müddet, mektup, şiir, amir, memur, emir, hudut, asır, kusur, arıza, tamir, tatil, iptal, ihmal, vefa, kafa, reis, asker, cumhur, cumhuriyet, şehir, sefer, kalp, ısrar, hareket, hakaret, hendese, mühendis, zeka, deha, gazi, dahi, siyaset, hukuk, edebiyat, muhasebe, maliye, kamu, ilan, kader, hakimiyet, kayıt, şart, millet, devlet, milliyet, hürriyet, akıl, mantık, fiil, acaba, ama, alaka, asıl, asla, aynen, amma, an, bazen, bazı, bizzat, cümle, daima, dahil, dair, defa, dikkat, ebediyen, ekseriyet, elbet, ezel, fakat, falan, filan, fazla, galiba, hakikaten, hakiki, hâlâ, hâl, hâlen, harbi, hülasa, illa, istisna, izah, kadar, kere, keza, külliyen, lakin, lütfen, mesela, misal, rağmen, şey, tabii, tamam, tesadüf, vallahi, ve, vesaire, yahu, yani, zaten, zati, hatta, hata, noksan, cami,
      …… kelimeleri arapça kökenlidir.

      güfte, beste, ser, serbest, bestekâr, -kâr, -dâr, -vari, -han, -kârî, -dan, beyhude, fersude, asude, keşide, nadan, gül, güzel, gönül, lale, sebze, gonca, hep, hiç, hem, her, hoş, sarhoş (serhoş), berduş, şeftali, bülbül, canavar, ejder, jale, gergedan, kebab, keşkül, bari, çünkü, eğer, eyvah, gerçi, henüz, herkes, hemen, kâh, ki, keşke, meğer, meğer ki, naçizane, ne, oruç, namaz, endaze, peşin, parça, sade, ta, ya,
      ……. kelimeleri farsça kökenlidir.

      her kelime bir fetihtir, bütün marifet o kelimeyi kendi dilinin hançeresi ve ifade boyutları içinde eritip yeni bir kıvamda kullanabilmektir.

    #25625
    YuzbasiYagmur
    Katılımcı

    Haklı ve yararlı

2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.